2017/12/03

SİSTEME KAFA TUTAN KADIN

Yazımı okumadan önce çok önemli bir uyarıda bulunmak istiyorum. Bu yazıyı herhangi birinin, bir partinin ya da bir siyasi görüşün savunuculuğunu yapmak için yazmadım. Zaten uzun zamandır aklımda olan bir konuyu anca vakit bulup yazıya dökebildim. Benim için de çok önemli bir konu bu. Ayrıca hiçbir partinin taraftarı olmadığım gibi herhangi bir siyasi görüşü benimsemediğimi de belirtmek isterim.

Hatırlarsanız Niran Ünsal kliplerde çıplaklığa savaş açtı diye haberler yapılmıştı. Niran Ünsal'ı cânı gönülden tebrik ediyorum. Bu konuda büyük başarı sağladı. Bu başarıya ulaşana kadar da hakkında neler yazıldı, neler denildi neler... Yine de sakin tavrından ödün vermedi.
Peki neydi savaş açtığı şey? Müstehcen içerikli klipler çocukların uyuduğu bir saatte yayınlansın. Ya da film ve diziler yayınlanmadan önce, onları kategoriye ayıran akıllı işaretler kliplerden önce de çıksın istiyordu. İlk duyduğumda herkesin onu tebrik edeceğini düşünmüştüm.

Peygamber Efendimiz diyor ya hani: ''İnsan vücudunda öyle bir parça vardır ki o iyi ve güzel olursa tüm organlar da güzel olur. O bozuk olursa tüm organlar da bozuk olur. Dikkat edin o parça kalptir.''
İnsanoğlunun kalbi bozuk olmaya görsün. Böylesine hassas konularda dahi sırf muhalif olacağım diye nasıl da düşmanca tavır takınıyorlar.
O dönemlere çok fazla inmek istemiyorum. Dileyen kim bu muhalifler araştırması yapabilir. Onun , bu insanlara cevabı ise  anne olunca anlayacaksınız gibisindendi.

Böyle davranmasını siyasi görüşüne bağlayan oldu, reklama bağlayan oldu vs. Ben onun niyetine inandım. Eğer bu konudan memnun olsaydı, çocuklarımız izliyor kliplere akıllı işaret koyalım demezdi. Belki şu an kazandığı paranın iki katını da kazanırdı niye uğraşsındı ki.
Ama o bu sektörün cinsellik, şiddet ve lolita ( bir Kubirick filmidir) fantazileri aşılayacaksınız diyen gizli devlerine, karanlık ellerine karşı durup, tabiri caizse Don Kişot misali mücadele etti.

İyi ki de Niran Ünsal böyle bir savaş açtı.
Dünya yeterince kötü, yeterince pislik kaynıyor zaten. Elimizde sadece çocukların masumiyeti kaldı. Onlar da yara almasın. Toplumların ıslahı, ahlaki ve ilmi terbiyeden geçer.

Bu ülkede sadece terör sorunu yok. Feci derecede ahlaki bir sapkınlık ve bozukluk da var. Bu yüzden tv yayınları çok önemli. Diyanet Tv de akademik ve felsefi bir tartışma programını anca belli bir kesim izler ve anlar. Ama varyete şovları, ara buluculuk programlarını ve çarpık ilişkili dizileri en ücra köydeki vatandaş bile izliyor. Anlatabiliyor muyum?

Tv lerden eğitmeliyiz insanları. Ve hasılı kelam yanındayız Niran Ünsal. Her ne yapıyorsan, her kimi ya da kimleri, hangi sistemi rahatsız ediyorsan çok iyi yapıyorsun.
Gönlüne, sesine sağlık. Yoluna devam et...

                             
                                          乇.乃


NOT: Aşağıda uyaran ve kategorilendiren işaretlerin ne anlama geldiğini bulabilirsiniz.





11 yorum:

  1. Evet Niran Ünsal böyle bir duruş sergiledi fakat sonrasında yaptığı bazı açıklamalar olmasaydı belki de çoğu insanın gözünde mevcut saygınlığını koruyabilecekti. Manevi bir kapıyı araladığında ve duyarlılık gösterdiğinde sevindirdiği birçok insanı 'maddi kayıplar yaşıyorum, ticari zarara uğruyorum, olmuyor' gibi düz bir açıklama ile de hayal kırıklığına uğratmış oldu bence. İşin neyi neden yaptısında değilim ama sanırım bu konu ufaktan sorgulanabilir durumda..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ki öyle. Eleştirinizde son derece haklısınız.

      Sil
  2. Açıkçası bu durumdan en çok rahatsız olanlardan biride benim. Artık öpüşme vs. Olmadan yada mini mini etekli bayanlar olmadan filmler klipler çekilmiyor. Evet çocuklarımız adına üzülüyorum ama bunun dışında ailemle babamla tv de bakmaya utanıyorum. Sözde müslüman! Ülkeyiz. Git gide batılılaştık. (Ve bununla gurur duyanlar var malesef)

    Umarım gerçekten geç bir saatte olur ve izlemek isteyen oturur izler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyin sözde kaldığı bir ülkeyiz ne yazık ki :(

      Sil
  3. Kesinlikle bende destekliyorum bu düşünceyi. Televizyon öyle güçlü ki aslında iyi yönde kullanılmalı.

    YanıtlaSil
  4. Keşke iyi yönde kullanılabilse ama kapital dünya buna izin vermiyor.

    YanıtlaSil
  5. Çok doğru bir konuya değinmişsiniz. Ne yazık ki toplumumuzu dinden uzaklaştıran, haya nedir bilmeyen gençlerin beyinlerini yıkayan en büyük etken televizyon...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle ve maalesef kimse bu konuda bir şeyler yapmak istemiyor.

      Sil
  6. Bu konuda söyleyecek çok şeyim vardı ve siz çoğunu söylemişsiniz! Sonuna kadar katılıyorum. Evimizde 3 senedir televizyon yok bu nedenle Ne zamam aile büyüklerinde yatılı kalmaya gitsem dışardan biri olarak kolayca boş ve zeka geriliğine sebep olacak kadar mantıksız şeylerle dolduğunu fark edebiliyorum. boş kanallarda boş dizileri izliyoruz ve bu beni delirtiyor. Insan senelerdir aynı aldatma konusunu çekmekten sıkılmalı! Ne bileyim duygusal kısa öz bir aile dizisi çekse ve hiçkimsenin eli kimsenin cebinde olmasa, ilişkiler masum devam etse...
    Bçyle bir şey olamaz değilmiş. Koreliler başarmış. Yıllardır korenin romantik dizileri sevilirken ben onların eğitici dizilerini sevdim. Aile kurmanın önemini anlattıkları(reply 1988, go back couple ) gibi dizilerini beğenerek izledim. İnşallah bizim ülkemizde de aklı başında birileri çıkar böyle diziler yaparsa o zaman halk da kendine çeki düzen vermeye başlayacaktır inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten televizyonun gereksizliğini, insan zekasıyla nasıl dalga geçildiğini en iyi evinde televizyon olmayan, ya da izlemeyen kişiler anlıyor. Hele ki o büyüklerle televizyon izlerken aniden çıkıp utandıran şeyler yok mu, sinir oluyorum. Keşke kimse izlemese de kurtulsak şu salakça şeylerden

      Sil
  7. bu konuyu duymamıştım ama doğru katılıyorum, uyarı olsun dizilerde, kliplerde.

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma