2018/09/14

YAŞANMIŞ BİR ÖYKÜ 2

Artık blogumda konuk yazarlara da yer vermeye başlayacağım. İlk konuk yazarım F.B olsun istedim. Aslında başka bir dergi için ayırdığı bu öyküyü bloguma hediye etti. Çok teşekkür ediyorum kendisine. Siz de blogumda konuk yazar olmak isterseniz mail adresimden ulaşabilirsiniz.



hikaye

ZEKİYE TEYZE

İslam orduları tarafından fethedildikten sonra, Anadolu’da İslam’ın sancaktarlığını yapan ve yüzlerce yıldır sınır boylarında vatan nöbeti tutan, bir serhat şehirdir Kilis. Taşıyla toprağıyla, havasıyla suyuyla ve güzel yürekli insanlarının varlığıyla, kent ruhunun samimiyetle yaşatıldığı bir şehir.

Ve nice hikâyeler, nice öyküler, nice şiirler yaşar bu şehirde; görene, bilene, hissedene. İşte o hikâyelerden yalnızca bir tanesidir Zekiye Teyze.

Elleri nasırlı, göz kapakları çökük, gözleri adeta hüzün yumağı. Sırtında eski elbiseler, yüzünde yaşanmış yılların sırrı. Orta boylu ama güçlü, kuvvetli. Eskilerin deyimiyle; tam bir Osmanlı kadını.

Hafta içi her sabah olduğu gibi evimden çıkıp Karataş Kampüsü yoluna doğru dönerken gördüm onu çeşme başında; elindeki beşer kiloluk bidonları dolduruyordu ağır ağır. Bekledim; yolumun üzerindeyse yolu, yardım edeyim diye. Öyle de oldu hani. Birkaç dakika sonra, beklediğim yere doğru yöneldi, iki elinde iki bidonla. Selam verdim usulca ve bidonları taşıyarak, kendisine yardım etmek istediğimi söyledim. İlkin “Sağolasın evladım” deyip geriye doğru çekildi ama biraz daha ısrar edince aldım su dolu bidonları elinden ve böylelikle başlamış oldu muhabbetimiz.

Adı, Zekiye. Ben Ona Zekiye Teyze diyorum. Yaşı, yetmiş beş.

Anne tarafından Kilisli, baba tarafından Kahraman Maraşlı. Anlattığına göre, Dulkadiroğlularından.

On dördünde evlenip gelmiş Kilis’e. 2016 yılında vefat eden eşi, ordu mensubu bir başçavuşmuş. Ama tam elli dört yıldır ayrı yaşıyorlarmış. Sebebine gelince; Zekiye Teyze’nin yirmi yaşına kadar üç kızı olmuş. Eşi de oğul doğuramadı diye, Zekiye teyzeyi yirmi yaşında, üç çocukla bırakıp bir başka kadınla evlenmiş.

Oysaki o günden bugüne hiç evlenmemiş Zekiye teyze. Üç kızını da okutmuş; ikisi öğretmen, biri maliyeci olmuş. Ve halen tek başına yaşıyormuş Kilis’te Zekiye Teyze, Karataş’taki o küçük ve mütevazı evinde.

Zekiye Teyze’nin öğretmen olan iki kızının kaderi de annelerine benzemiş; her ikisi de yaşları gelince evlenmiş evlenmesine lakin sonrasında birer çocukla kalakalmışlar ortada, kendilerini başka kadınlar için terk edince kocaları.

Bütün bu hikâyeyi, 27 Kasım 2017 Pazartesi sabahı, evimle iş yerim olan Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Karataş Kampüsü arasındaki beş dakikalık mesafede, Zekiye Teyze’den dinledim; akıcı Türkçesi ve Nene Hatun edasıyla konuşan, muhannete muhtaç olmayan, bunca yaşanmışlığa rağmen dimdik ayakta duran, kalbindeki imanı yüzüne vuran, dili dualı bir anneden.

Ve son olarak, bir gece önce görmüş olduğu bir rüyadan bahsetti Zekiye Teyze. “Bu gece bir kız çocuğu gördüm rüyamda. Uyanınca dedim ki bugün, temiz süt emmiş bir insan evladıyla karşılaşacağım. Ben zikir ehliyim hamdolsun. Kimsenin hayrına da şerrine de karışmam. Evimin önündeki dut ağacının altında tespihimi çeker, dualar ederim. Benim rüyalarım çıkar oğul. Bak, Allah seni çıkardı karşıma.”

“Allah ne muradın varsa versin. Ordu içine giresin de sapasağlam çıkasın oğul.”dedi en son; elimdeki su bidonlarını alıp evine doğru yol alırken. Ve halen dilinde, yüreğimi ısıtan o güzel duası vardı: “Ordu içine giresin de sapasağlam çıkasın oğul…”

                                                     F.B

12 yorum:

  1. İlk konuk hayli şenlendirmiş blogunuzu :)
    Umarım nice hoş ev sahiplikleriniz olur ve bizler de okuruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle oldu. Bundan sonra da sık sık bizimle olacak F.B

      Sil
  2. Aaaa....koca olacak affedersiniz söz meclisten dışarı öküzün yaptığına bak! Üç evlat vermiş ama kız diye terkedip gitmiş! Yuh! Vicdansızlık, cahillik, hepsi bir arada. Kızlarının da benzer kaderi yaşamasına artık bir şey diyemiyorum. Bari onlar mutlu olsaymış. Öykü için çok teşekkürler konuk yazarınıza da, size de. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim yorumunuz için:)

      Sil
  3. Böyle hikayeler duydukça gurur duyuyorum hemcinslerimle.Kadınlar erkeklerden çok daha güçlü olmasına rağmen çoğu kez hakları yeniyor.Ben de zaten daha çok kadına yönelik projeleri seçiyorum içinde olmak için.Teşekkürler bu güzel öykü için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Evet bu ülkede kadının yeri maalesef ezilmek oluyor. Güçlü kadınlar fighting :D

      Sil
  4. Anadoluda örneği çok olan toplumsal travma. Maalesef ülkemizin bir gerçeği. Umarım gelecek nesillerle aşacağız bu düşünceyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek nesiller bu zehirlenmeyi yaşamaz umarım.

      Sil
  5. Zekiye Teyzenin hikayesi Türkiye'nin acı ve üzücü bir gerçeği ne yazık ki :( Duasına bende amin diyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cennet ülkemizde ne acılar var ne yazık ki.

      Sil
  6. ah çok güzel yaaaa ve hüzünlüüü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ananın bahtı kıza sözünün hikayesi gibi olmuş değil mi?

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma