2019/04/16

SESLİ KİTAP DİNLEYİN

Sizlere, uzun süredir severek takip ettiğim sosyal medya hesaplarını paylaşacağım bir seri hazırladım.
Öncelikle You Tube kanallarından birini tanıtmak istiyorum bu yazımda.

Sesli kitap sever misiniz? Daha doğrusu dinler misiniz?



Kanal Adı:Akın Altan

Seslendirme sanatçısı Akın Altan'ın roman, şiir, deneme vb. edebi eserleri seslendirdiği kanalı. Akın Altan deyince belki hatırlamazsınız ama radyolarda insanın içine işleyen tonu ile Kuran-ı Kerim meali okuyan sesin sahibi.

2015 yılından beri de You Tube kanalında eser seslendiriyor. Daha önceden Mehmet Atay seslendirmelerini dinlerdim ama yeterli gelmemeye başlayınca Akın Altan'ın kanalını keşfettim.
Ben üye olduğumda 700 kişi kadardık. Şimdi ise 45 bine yakın abonesi oldu kanalının. Günden güne sesli kitap severlerin arttığını görmek harika.

Fakat bazen öğrenciler sırf kitap özeti için dinleyip, daha kısası yok mu diye yorum yapıyorlar fena sinir oluyorum. Bir de kanalda kısa bir zaman öncesine kadar reklam yoktu. Reklam alınmasına da aşırı sinirlenenler olmuş. Diğer seslendirme sanatçılarının seslendirdikleri eserlere birkaçı haricinde belli bir miktar para ödeyerek ulaşıyorsunuz. Ama yıllardır bu kanalda harika eserleri para vermeden dinledik.
Çoktan reklam almayı hak etmiş bir kanaldı. Şikayet etmenin mantığını anlayamıyorum.

Kitap okumayı seviyor fakat vakit bulamıyorsanız, her yere kitap taşıyamam diyorsanız, kitap okuyamam ama sesli olursa dinlerim diyorsanız bu kanal tam size göre.

Ayrıca bizim çocukluğumuz bant tiyatroları ile geçti. Hayal gücümüzün yüksek olmasını kesinlikle buna bağlıyorum. Yeni nesli sesli kitaplarla, bant tiyatroları ile tanıştırmak hayal dünyalarında bambaşka ufuklar açacaktır.

NOT: Bu yazı reklam değildir. Çokça faydalı bulduğum bir kanalı muhabbet arasında dostuma tavsiye eder gibi sizlere tavsiye etmek istedim.

                                                        
                                                              乇.乃
Devamını Oku

2019/04/03

BLOGA DÖNDÜM


Kullandığım blog temam, kendi kendine kod ürettiği için uzun süredir blogumda yazı paylaşamıyordum. Sorunu halletmeden buralara gelmek de içimden gelmiyordu.
Sonunda sorunu halledip, çok özlediğim bloguma geri döndüm.
Şu an tek sorunum yazılan yorumlara yanıt verememek.
Onu da en kısa sürede halletmeyi düşünüyorum.
Takipte kaldığınız için teşekkür ederim...

NOT: Mobil temada yorum kısmı sorunsuz çalışırken, mobil temadan masaüstü görünüme geçerseniz yorum kısmı gözükmüyor. Bu yüzden yorumlarınızi masaüstü görünüme geçmeden göndermenizi rica edeceğim.

                                                                              乇.乃

Devamını Oku

2019/01/04

DEFTERLERİM (KIYMETLİLERİM)

Tüm bloggerlar arasında popüler olan bir kırtasiye malzemeleri aşkı var ki evlere şenlik. Tamam, çocukken herkes kırtasiyeden alış-veriş yapmayı çok sevmiştir ama dürüst olalım kaçımız büyüyünce de aynı heyecanı taşıdı?

Bir kere kırtasiye alış-verişini sevmek, heyecan duymak öyle kolilerce alınan kalem, defter, süslü püslü şeyler değildir. Kırtasiye aşkı hashtagli postlara bakın, yüzde doksanında israfın bir başka boyutu yatıyor.

Ben de kırtasiye ürünleri alırken heyecanlananlardanım ama asla ihtiyacım dışında fazla fazla almayı uygun bulmuyorum. İhtiyacım olmadan aldıklarım genelde özel parçalar oluyor ki onları da zamanı gelince kullanıyorum.

Bu iş biraz da yazmadan, çizmeden, üretmeden duramamakla ilgili. Her kitap tanıtım postu paylaşarak edebiyat parçalayanların, kitap kurdu olduğunun, edebiyattan anladığının garantisi olmadığı gibi her, afilli kırtasiye ürünü paylaşan kişiler de  normal zamanlarda kalem ve defterle hiç işi olmayan insanlar olabilir.

Bu yazı dizisinde, düzinelerce üründen bahsetmek yerine her birinin manevi değeri olan defterlerimden bahsetmek istiyorum.

Kırtasiye aşkı

Piri Reis'in Dünya Haritasının 500. yıl dönümü için açılan sergide satılmak üzere özel bir koleksiyon yapılmıştı.
Dünyayı gezme hayallerim olduğunu bilen F.B de bana böyle güzel bir hediye almıştı.
Mıknatıs kapaklı defter, oğlak derisinden kitap ayracı, giriş kısmı gizli usb ve dolma kalemden oluşan bir setin her birinin üzerine Piri Reis'in Dünya Haritası basılmış.
Defter hariç az da olsa diğerlerini kullandım. Defteri ise uzun bir gemi yolculuğuna saklıyorum. Seyir defterim olmasını istiyorum.
Kitap ayracı deri olduğu için hava ısısına göre şekil alıyor. Zarar görmesini istemediğim için dış ambalajını takmak zorunda kaldım. Usb ise kullanmaktan yıpranmış. Ziyanı yok. Hepsi kullanmak için var zaten.

Hadi itiraf et. Senin içinde de küçük bir kırtasiye canavarı yatıyor değil mi kıymetli okuyucu?

                                                       乇.ノ

Devamını Oku

2018/10/21

HAİN BİR VESİKA



ayrılık


Renksiz evler
Yalın ayak sokaklar
Ve yas rengi cennet
Bülbüllü akşamlar
Ve hain bir gece
Sana inat
Gökkuşağı açacak dallarım...


                                                           乇.ノ̇

                                                 


                                                                                                       
Devamını Oku

2018/09/23

DÜNYANIN TÜM ZAYIF İNSANLARINA: ''ÖLÜN ARTIK''


bezdum da bezdum


Hey Sen!
Yiyip yiyip kilo al(a)mayan,
Bağırsağındaki kurtlarla hızlı sindirim için en az 50 yıllık sözleşme yapan,
Ay ben ekmeksiz doymam diyerek makarna ve bilumum karbonhidrat depolarını gece dahi yiyebilen,
Gizli gizli spor yapan,
Troit sorunu yaşayıp çok terleyen,
Agresiflikten, fesatlıktan yahut her şeyi kafaya takmaktan yağları eriyen,
Yediklerinin üstüne semer versen yiyen,
My 600 lb life'ı vakit öldürmek için  izleyen,
Evet sana diyorum, 36-38 beden arası, zayıf, sıska kişilik.
Sen ve senin gibi Safinaz'ların yer yüzünden silinip gitmesini, tüm kiloluların, ödemlilerin, tombulların âri ırk olarak dünyaya hükmetmesini diliyorum.
Söylesene bana, zayıf insan ne işe yarar ha? 
Hastalıklı mısın yoksa sen? 
O yüzden mi böyle çöp gibisin? 
İki kilo bir şey taşı desek yere çakılırsın. Ben sana diyim çok zayıflık iyi bir şey değil. 
Hem, rüzgarda nasıl yürüyorsun ya sen?" derken, aslında kalbinden geçen:
( Zayıflayamadığım, kilomu, yediklerimi kontrol edemediğim ve su içsem yaradığı için seni o kadar kıskanıyorum ki iki çocuklu kocaman kadın nasıl böyle fit kalabiliyor diye olur olmadık zamanlarda kafama takıp gece gündüz sana kötü enerji yolluyorum. )


zayıf insanlar ölün


Zayıf insanlara kafayı takan arkadaşlara sesleniyorum: Yapmayın bunu. Senelerdir ve özellikle bu yaz boyunca buna benzer cümleler duydum. O kadar rahatlıkla söylendi ki bu sözler yüzüme yüzüme en gamsız insan bile kırıldığımı fark edip utanır söyleyemezdi. Biraz düşünceli olun ya.
Bu zayıflar size n'etti arkadaşlar?
Hadi onlara saygınız yok anladım da bari iğne ucu kadar kendinize saygınız olsun.
Bazılarınıza patavatsızlıkta, Oxford'da kürsü filan açılsa az gelir be.
Biz hiç size patlayacan, az ye, yağ bidonu gibisin diyor muyuz?
Çok merak ediyorsanız söylüyorum: Gen ve metabolizma en büyük etken.
Durun hatta anlayacağınız dilden söyleyim size.
Vermeyince Mabud neylesin Ma(h)mut. Yaradan size vermemiş yok işte. Kabullenin artık.
Bezduk da bezduk...


                                                           乇.乃
                                                                                                         

Devamını Oku

2018/09/21

AFORİZMİK FAKİR EDEBİYATI

Düşen hep yerde mi kalır?

Max and mary

Evet, Düşen hep yerde kalır
Ağzında gümüş kaşıkla doğmamışsan, ne şansın sana gülmesini ne de kaderinin değişmesini bekle.
Nasıl başladıysan bu hayata öylece devam edersin.
Düştüğün yerden kalkacaksın belki ama elinden tutanın olmayacak.
Yazgının değişmesini ummak; fakir hayalinden başka bir şey değildir
Bekleme...


Devamını Oku