Aforizmik Kalıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aforizmik Kalıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/21/2018

HAİN BİR VESİKA



ayrılık


Renksiz evler
Yalın ayak sokaklar
Ve yas rengi cennet
Bülbüllü akşamlar
Ve hain bir gece
Sana inat
Gökkuşağı açacak dallarım...


                                                           乇.ノ̇

                                                 


                                                                                                       

9/01/2018

STEFAN ZWEIG-BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU (Yorum)




Yaşama tutunmak zorunda kalırsam, bu mektubu paramparça edeceğim ve her zaman yaptığım gibi sessizliğimi, bilinmezliğimi korumaya devam edeceğim.
Ancak bu mektup şu an elindeyse, bil ki artık ölmüş olan bir kadının, hayatını en başından son anlarına kadar sana adamış olan bir kadının hayat hikâyesini dinliyorsun.
Sözlerim seni korkutmasın sakın. 
Bu ölü kadın artık hiçbir şey istemiyor; ne sevgi ne acınma ne de bir teselli... 
Sadece tek bir şey istiyorum senden; şu an sana sığınan acımın bana söylettiği her şeye inanmanı.Hepsine inan, senden tek isteğim bu. 
Hem hiç kimse biricik çocuğunu ölüme teslim etmişken yalan söylemez.


''Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur.'' demiş İş Bankası Yayınları.
Bende Panama Yayınevi'ne ait baskısı mevcut. Bu yüzden arka kapak yazısını ekledim.
Panama Yayınevi, Zweig'ın kapak tasarımlarında basite kaçmış gibi görünse de hikayeler  bitince tema bütünlüğü oluşturduğu anlaşılıyor.

Yorumuma gelince; 
Stefan Zweig... 
Okuyorsunuz, anlatmaya gerek yok. 👆
Bir kadının en masum, en temiz hisleri, hayal kırıklıkları, saplantıları, arzuları, tutkuları hatta aşkı bu kadar mı güzel anlatılır? Anlatılıyormuş işte. Hem de bir erkek tarafından...
Stefan Zweig gibi adamlar bu dünyayı kaldıramaz ki kaldıramadı da.
Zweig sen nasıl bir kralsın?  👏

      satranç

          Mektup daha ilk cümlesi ile sizi öyküye esir edecek.
            ''Sana, beni hiç tanımamış olan sana...'' 

                                                             

                                                               乇.乃





8/31/2018

ÇOK KULLANILMIŞ KALPLER DÜKKÂNI (KİTAP YORUMU)



            



'Kerem, hayatın kendisine peş peşe attığı sillelerin ardından kendi kuracağı dünyası için uzun bir yolculuğa çıkar. Hiç görmediği babası, hayatının anlamı olan annesi, çok sevdiği kız arkadaşı ve onlara dair anıları artık yanında değildir. Şimdi, hiç tanımadığı insanların anılarını toplamanın vakti gelmiştir. Yolculuğu boyunca hayatına giren insanlar, Kerem'in yola çıkarken kurduğu en güzel hayalleri ile vedalaşmasına sebep olmuştur.

Göreme'de açtığı Çok Kullanılmış Kalpler Dükkânı'nın namı kısa zamanda ülke sınırlarını aşarak dünyaca ünlü yıldızların bile cazibe merkezi haline gelir. 303'üncü sayfaya kadar insanların en değerli anılarını toplayan Kerem, bundan sonra müşterilerinin geri gelmelerini bekleyecektir. Yalnız bunun için okuyucuya çok büyük bir görev düşer. Okuyucu, 303'üncü sayfaya kadar verilen şifrelerden yola çıkarak kilitli kalbin şifresini doğru girerek kalan sayfaları okumalıdır.'  demişler kitap tanıtımında.


                                                          Dikkat!!! Spoiler tehlikesi.

Baş karakterimiz her şeyini geride bırakıp Kapadokya'ya yerleşen bir aymaz ve gamsız.  
Sorun sende değil bendeci tipinde, adeta bir sarı tuvalet terliği. 
Nevşehir'de, insanların dertlerini, sırlarını, en özel anılarını, kıymetli eşyalarını emanet ettiği kasaları bulunan bir dükkan açman seni gözümde aklamadı maalesef. Evet fikir harika ama sen değilsin Kerem. Kitabın sonuna kadar esas kızımız Burçin'i (Benim için öyle. Konu kilit.) ha şimdi aradı ha şimdi arayacak diye bekledim durdum. Şıpsevdi Kerem efendi ne yaptı peki? Kendi gibi gamsızın tekinin peşinde koştu. 

Bilal Sami Gökdemir'in ilk iki kitabından sonra bu kitap olmuş dedim. Yer yer kopukluklar olsa da, amatörlüğü atmak üzere olduğunu gözlemledim. Devam etmesini çok istediğim hikayelerin yarıda kesilmesi aşırı rahatsız etmiyor değildi. Fakat konunun dinamik yapısı sebebi ile görmezden gelebildim. 



Kilitli sayfalara gelince tam bir şanssızlık yaşadım. Şifreyi çözmeme rağmen kilit bozuk olduğu için açılmadı. Acaba şifre mi hatalı diye yardım istediğim BSG Facebook sayfasının da yardımları işe yaramayınca kendimce bir çare buldum. Kilidi açmadan okuyunca kitap çok yıprandı ama sayfa adminleri ile birlikte kilit açma operasyonumuzun başarısızlığı güzel bir anı olarak kaldı.





   Çok kullanılmış kilitli sayfalar



Sonuç: Her gelen kilidi bir karıştırdığı için, ters kısımdan kırıldı. Şifreli kısım aynen duruyor.

Hoş zaman geçirebileceğiniz, geniş zamanınızda okuyun diyebileceğim bir kitap.

NOT: Bilal Sami Gökdemir-Şu Saatte Orada Mıydın? kitabının yorumu için buraya lütfen.      http://aforizmik.blogspot.com/2017/04/bilal-sami-gokdemir-su-saatte-orada.html?m=0    

                                                             

                                                          乇.乃